Cumartesi, Ağustos 30, 2008

Galatasaray Cafe Crown 80 - Mallorca 84


Galatasaray Cafe Crown 80 - Mallorca 84


Erkek basketbol takımımız Galatasaray Cafe Crown, Almanya kampının ikinci hazırlık maçında İspanyol ekibi Mallorca'ya 84-80 yenildi. Takımımızda dakika ve sayı dağılımı şu şekilde:


Erdem Türetken 4 (23 dk.)


Marshall Strickland 10 (33 dk.)


Andrija Zizic 12 (20 dk.)


Polat (13 dk.)


Cüneyt 7 (18 dk.)


Hüseyin 5 (22 dk.)


Gurovic 19 (32 dk.)


Teoman 3 (16 dk.)


Graves 3 (6 dk.)


Milojevic 19 (32 dk.)
Kaynak:Galatasaray.org

30 Ağustos Zafer Bayramı


Cumartesi tahminleri (30.08.2008) - 2

336 - Ankaraspor - Gaziantepspor 2 2,30

341 - Fenerbahçe - İst.Belediye Alt 2,10

342 - Kocaelispor - Sivasspor 1/0 1,37

343 - Sampdoria - İnter Üst 1,80


Toplam: 11,91

Sinan Engin Geleneği


Futbol camiasında tiksindiğim düşüncelerine anlam veremediğim aşağılık kompleksi olan ve koskoca Beşiktaş camiasına yakışmayan bir insan benim için Sinan Engin. Adamda bikere eziklik var. Dikkat edin Galatasaray ile Fenerbahçe ne zaman büyük bi transfer yapsa Sinan Engin'den açıklama gelir. Bu artık Türk Futbol Tarihinin bir gerçeği. Dün gene açıklama yapmış: " GS ve FB bizi kıskanıyorlar." İnsan ağzını tutar başka bi yeri ile güler bu lafa. Şimdi denebilir gazetenin uydurması Sinan Engin böyle bir açıklama yapmamış ama adım gibi eminim, birine söylemese bile onun portresine cuk oturan bir düşünce bu. Bi kere adamda bu açıklamayı yapacak potansiyel var. Allah akıl fikir versin denecek birşey yok alıştık artık, ligin başında rakiplerini küçümser ortalarına doğru transfer lazım takım yetersiz der, sezon sonuda hakemler puanlarımızı çaldı diye ağlamaya başlar. Dedik ya bu bir Sinan Engin geleneği diye başladı işte...

Cuma, Ağustos 29, 2008

Cumartesi tahminleri (30.08.2008)

211- Wolfsburg - E.Frankfurt - 1 - 1.45
213- Everton - Portsmouth - 1 - 1.90
215- Middlesbrough - Stoke - 1 - 1,40
261- Arsenal - Newcastle Utd - A - 1,80

341- Fenerbahçe - Büyükşehir Bld. - A- 2,10
351- Valencia - Mallorca - Ü - 1,75


Toplam 1'e 25 verecek! İnşallah yani :)

Yükseliş trendine geçtiğime inanıyorum da :P
Bol şanslar hepimize..

Uefa'da Rakip AC Bellinzona

AC BELLINZOLA

Uefa'da rakip İsviçre'den Bellinzona. İsviçre'ye hazır gitmişken Mehmet Topal'ı da oradan alır geliriz artık. Malum şampiyonadan sonra ortalarda görünmüyor. Şöle bi bakayım dedim internet sitelerine falan nedir ne değildir diye 6,000 kişilik bi stadları var Roma ile kardeş klupler ve bu seneki en büyük transferlerinide abileri Romadan aldıkları Conti. Genç bir takım özünde kadrolarında Gürkan Sermeter adında genç bir gurbetçide var. Ayrıca eski oyuncumuz Kubilay Türkyılmaz'ında futbola başladığı klup Bellinzola. Açıkçası ben Napoli'yi istemiştim küçük ve isimsiz takımlara karşı konsantre olmak zor Trömsö faciasından sonra oynanan oyunu gördükten sonra turu kolay görmemek lazım....

Ricardo Quaresma İnter'de

Transferin kaynağı pirim Aceto. Buna en çok Fenerbahçeliler sevinmiştir sanırım. Zira Porto Quaresma'sız ne yapar nasıl bu açığı kapatır büyük bi soru işareti...

Galatasaray C.C İyi Başlamış


Galatasaray Cafe Crown: 102 - Bremen Roosters: 94


Almanya kampındaki ilk hazırlık maçını bu akşam yapan Galatasaray Cafe Crown, Bremen Roosters'ı üç uzatma sonunda 102 - 94 mağlup etti. Yeni transferimiz Antonio Graves, attığı 30 sayıyla günün yıldızlarındandı.


Galatasaray Cafe Crown'ın son derece çekişmeli geçen ilk hazırlık maçındaki sayı dağılımı şöyle oldu:


Erdem Türetken 5

Marshall Strickland 10 (8 asist)

Zizic 10

Cüneyt 3

Hüseyin 11

Gurovic 21

Graves 30

Milojevic 12


Kaynak:Galatasaray.org


Yapılan transferlerden sonra takımın kalitesi gerçekten baya arttı. Bu sene basketbol takımına daha fazla zaman ayırırsak pişman olmayacağız sanırım...

Turkcell Süper Lig 2. Hafta


29/08/2008 Cuma


ANKARA 19 MAYIS
MKE ANKARAGÜCÜ - TRABZONSPOR A.Ş.
(O) HÜSEYİN GÖÇEK (Y) TARIK ONGUN (Y) ORKUN AKTAŞ (D) MÜRVET SEZER


30.08.2008 Cumartesi


YENİKENT ASAŞ
ANKARASPOR A.Ş. - GAZİANTEPSPOR
(O) TOLGA ÖZKALFA (Y) HAKAN ATİLLA GÖKBİLGİN (Y) UYGAR BEBEK (D) ERBAY ALDEMİR

KOCAELİ İSMETPAŞA
KOCAELİSPOR - SİVASSPOR
(O) KUDDUSİ MÜFTÜOĞLU (Y) SERKAN GENÇERLER (Y) ALEKS TAŞÇIOĞLU (D) MUSTAFA ÖĞRETMENOĞLU

FB ŞÜKRÜ SARACOĞLU
FENERBAHÇE - BÜYÜKŞEHİR BLD.SPOR
(O) SÜLEYMAN ABAY (Y) BÜLENT GÖKÇÜ (Y) ALPASLAN DEDEŞ (D) KORAY GENÇERLER

31/08/2008 Pazar


DENİZLİ ATATÜRK
DENİZLİSPOR - ANTALYASPOR A.Ş.
(O) İLKER MERAL (Y) CEMAL BİNGÜL (Y) ÖZGÜR FATİH KALAYCI (D) MUSTAFA İLKER COŞKUN

BŞ BLD ATATÜRK
KAYSERİSPOR - GALATASARAY A.Ş.
(O) BÜNYAMİN GEZER (Y) SERDAR DİYADİN (Y) ASIM YUSUF ÖZ (D) ÖZGÜÇ TÜRKALP

ESKİŞEHİR ATATÜRK
ESKİŞEHİRSPOR - HACETTEPE SPOR
(O) HAKAN ÖZKAN (Y) EKREM KAN (Y) TİMUR DİREKLER (D) VOLKAN ALABAŞ

BURSA ATATÜRK
(SEYİRCİSİZ)

BURSASPOR - GENÇLERBİRLİĞİ
(O) DENİZ ÇOBAN (Y) İSMAİL KÖSE (Y) MEHMET METİN (D) HAKAN CEYLAN

01/09/2008 Pazartesi

BJK İNÖNÜ
BEŞİKTAŞ A.Ş. - KONYASPOR
(O) SELÇUK DERELİ (Y) ERDİNÇ SEZERTAM (Y) MUHİTTİN GÜRSES (D) SUAT ARSLANBOĞA

Perşembe, Ağustos 28, 2008

Asker Gidecek Geri Gelecek....


Geri sayıma başladık ve şimdiden seni özledik. Vatan sana emanet G.R.Y....

Röveşata


O An

Fotoğraf Denizli maçına ait ama Çarşamba gecesini daha çok yansıtıyor...

Şampiyonlar Ligi Gruplar


A Grubu: Chelsea, Roma, Bordeaux, Cluj



B Grubu: Inter, Werder Bremen, Panathinaiokos, Anorthosis



C Grubu: Barcelona, Sporting Lizbon, Basel, Shaktar D.



D Grubu: Liverpool, PSV, Marsilya, Atletico Madrid



E Grubu: Manchester United, Villareal, Celtic, Aalborg



F Grubu:Lyon, Bayern Münih, Steaua Bükreş, Fiorentina



G Grubu: Arsenal, Porto, Fenerbahçe, Dinamo Kiev



H Grubu: Real Madrid, Juventus, Zenit, Borisov


Gruplar açıklandı büyüklerden en şanslısı Barça gibi duruyor. A grubunda Roma ve Chelsea, D grubunda A.Madrid Liverpool, E GrubundaManu Celtic ve H Grubunda R.Madrid Juve maçları baya heyecanlı geçecek. Fenerbahçe nisbeten şanslı bi kura çekti en azından diş geçirebileceği takımlar var takım oturursa Porto ve Kiev i rahatlıkla altlarına alırlar ama tam tersi sonuncu olup elenip gidebilirlerde şanslar eşit gibi...

İstikrara Doğru

Maçı izleyemedim açıkçası ama öle veya böyle Fenerbahçe Şampiyonlar Liginde. Galatasaray'ında girememesiyle Uefa'dan gelecek parada katlandı. Neresinden bakarsanız kârlı bir geceydi. Hem ezeli rakibe taş hemde istikrara doğru iyi bir adım. Kura şansıda yanlarında olursa vede orta sahadaki problemide Josico ile çözerlerse Fenerbahçe yine iyi işler yapabilir. Bu arada nöbetçi yine golünü atmış...

Tek Suçlu Orkun Usak



Evet bu çobanın başımıza geçmesini tek sebebi Orkun'dur. Geçen sene Almanya'da yediği 5 golden sonra bu çobanı dahi sandı bizim yöneticiler. Bu takımın başına adam gibi birinin getirilmesi için demek ki fark yememiz lazım. İstanbul Belediye maçımız ne zaman bilmiyorum ama inşallah 5 tane yeriz belki Abdullah Avcı gerçeğini bir kez daha görürler...
Aceleciyim diye düşünüyordum kendimi tutmaya çalışıyordum sabır diyordum ama yeter! Şu kadroyu bu kadar beceriksizce kullanabilecek ben bir tek Yılmaz Vural'ı tanırım belkide Saftig. Sahada ki Galatasaray ruhu değil Tuz ruhu. Mücadele yok kondisyon yok organize atak yok nereye kadar sürecek bu durum ibret ve dehşetle izliyorum. Tamam sezon başıdır, Steaua bizden daha hazırdır ama kimse çıkıpta bana bariz ofsayt olan gol yüzünden elendik demesin Kewell'ın şutu haricinde aklımda kalan pozisyon yok. Orta saha bitik, Mehmet Topal hala İsviçre'den dönememiş, Ayhan'a bir haller olmuş, Lincoln'ü saymıyorum çünkü oda ne yaptığını bilmiyor. Takımın en formda görünen adamı Barış ise yedek. Yedek kalmasına birşey demiyorum ama baktın ilk yarı orta sahan aksıyor değiştir be kardeşim. Bizim çoban benim gibi izliyor kenardan. Ama suç sadece Skibbe de değil neredesin ey Ümit Davala sen bu futbolcuların ciğerlerini biliyorsun yok mu seninde bi fikrin şu takımla ilgili yada dinlenmiyormusun ?
Velhasıl kelam bu gidiş hayra alamet değil Denizli'ye 4 atarsın Konya'ya 5 bunlar yalan esas gerçek tam karşında anla be çoban...

Çarşamba, Ağustos 27, 2008

Anayol kapalı.. Tali yoldan devam!


Eldeki güzel kadrodan medet umarak uçmuştuk Romanya'ya.. Son olarak Çek yıldız Baros'un da transfer edilmesiyle havaya girmişti adeta Galatasaraylı. Uzun seneler boyunca kadrosunda bu denli parlak isimleri bir arada görememişti ve bu yüzden olsa gerek ki Şampiyonlar Ligi'nde böyle bir takımın neler yapabileceğinin hayalini kurmaktan kendini alamıyordu. Hagi'li, Taffarel'li, Popescu'lu yıllardan sonra ilk defa bu kadar dünya çapında isim yapmış yıldız oyuncularla donatılan kadro, taraftar ve yönetimi uzun bir aradan sonra birleştirmişti.. Heyecan doluydu artık Galatasaylı. Takımını avrupa arenasında görmek istiyordu bir an önce.

Son bir adım kalmıştı bunun için. Evet, lige oyun olarak iyi bir başlangıç yapamamıştık belki ama Avrupa maçlarının havasının çok farklı olduğuna geçmişte fazlasıyla tanık olmuştuk. Yine olabilirdik..

Bu kadar önemli oyuncuların arasında bile tek geçtiğim ve bütün gözlerin üzerine dikildiği Arda başta olmak üzere, Kewell, Nonda, Ümit ve hatta Lincoln bile oyun içinde gereken anlarda sahne alıp ihtiyacımız olan skoru yakalamamızı sağlayabilecek oyunculardı. Tek bir kaygı konusu vardı Galatasaraylı'nın, o da çaylak Skibbe'ydi!

Kendi evimizde oynadığımız ilk maçta yapacağını yapmış ve altı defansif oyuncuyla rakip karşısına çıkarak belki de bugünkü tablonun oluşmasına neden olmuş, bir bakıma da takımın kaderiyle oynamıştı genç teknik adam. Tabi o maçta tek derdi acemi teknik trektörleri değildi Galatasaraylılar'nın. Çünkü evlere şenlik bir kaleci krizi sahne almıştı o gece. Aykut kariyerinin en kötü performansını sergilemek için yanlış maçı seçmiş, daha ilk dakikalarda yaptığı hatalarla skorun oluşmasında Skibbe'ye yardım etmişti maalesef.

Bir de Fransız hakem faciası yaşanmıştı tabi. Verilmeyen bariz penaltı, çalınmayan fauller, taktir haklarının hep rakipten yana kullanılması zaten zar zor toparlanan Galatasaray'ın hızını büsbütün kesmişti.

Şimdi tam zamanıydı rövanşın! Elin Fransızının yataklık ettiği Romenleri saf dışı bırakmak güzel bir tokat olabilirdi herkese!

Ve maç başladı..

İlk dakikalarda hızlı görüntü veren takım bir de Kewell'la direkten dönerken umutların taze kalmasını sağlıyordu. Ama bu görüntü çok uzun sürmedi maalesef. Evsahibi ekip, bütün oyunkuran ayaklarımıza birer pranga takarak ileri çıkışarımızı geriden atılan uzun toplara mahkum etti. Uzun ve güçlü fiziğe sahip adamlardan oluşan defans bloğunu fazla geçme şansı bulamayınca oyunun kontrolünü kaptırdık. Arda ve Kewell çok iyi marke ediliyordu ve kanatları gerektiği ölçülerde kullanamıyorduk. İlerde Nonda tek başına uğraş veriyor, uzun topları forvet arkasına indirmek için ara sıra iki kişiyle birden mücade etmek zorunda kalıyordu. Tabi ki bunların çoğunda topu rakibe teslim ediyorduk. Bükreşli oyuncuların presi, uyguladıkları adam markajı ve top bizdeyken kendi alanlarını parsellemedeki başarıları orta alanı verimli bir şekilde kullanmamızı engelliyordu. Organize şekilde bir atak geliştiremiyor, topla orta alanı geçemiyorduk.

Linderoth'un Sabri'nin yokluğunda yer aldığı sağ kanattan gerekli bindirmeleri yapamaması ilerde önce Arda'nın, sonra da Kewell'ın etkisini azalttı. Burada daha hazır bir Barış alternatifi vardı, belki de o tercih edilmeliydi. En azından kendi önünde oynayan arkadaşlarına yardımcı olabilir, araya top atarak ya da kanattan orta yaparak tehlike oluşturabilirdi. Bu mevki için aylardır oynamayan Linderoth'tan harikalar beklemek haksızlık olurdu.

Defansın tek aksayan kısmı sadece sağ taraf değildi. Meira ile Servet arasında da sanki bir uyumsuzluk var gibiydi. Diyaloglarında kopukluk göze çarpıyordu. Bu iki stoperin uzun süreli bir "birliktelikleri" olsa belki de bu görüntü oluşmayacaktı.

Lincoln yine bilidiğimiz gibiydi! Ne insiyatif aldı, ne takıma liderlik etti.. Tek yaptığı duran toplarda topun başına geçmekti. Kendisinden beklenen yaratıcılığı sahaya koyamadı ve etkili isimleri pozisyona sokamadı. Takımı yine on kişi bıraktı, mücadele etmekten yoksun olduğu ve yarattığı açıklar yüzünden Ayhan'la Mehmet Topal'ın daha fazla efor sarf etmesi gerekti. Bu da Mehmet Topal'ın her zaman görmeye alışık olduğumuz performansını sahaya yansıtmasına engel oldu.

Rakibin bulduğu gol, bariz ofsayttı. Ne olduğunu anlamak için tekrarını izlemeye gerek falan yok. O kadar bariz bir ofsayttı ki İtalyan hakem ilk maçtaki Fransızdan eksik kalır bir yanı olmadığını göstermek ister gibiydi..

Tabi ki ilk dakikada bulduğumuz o pozisyonda top direkten dönmeyip kaleye girse, biz şu anda farklı şeyler söylüyor olurduk. İlk maçtan beri hiç skor üstünlüğüne sahip olamadığımızı düşünürsek bunun gerçeklik payının büyük olduğunu görürüz. Bükreşli oyuncular hep skor avantajına sahip olarak oynadılar, zamanı da bu şekilde geçirdiler. İlk dakikada kaçırıdığımız o gol, onların bu avantajını elimize geçirme fırsatı verecekti. O zaman rakibin dengesi bozulacak, panik havası içinde bize istediğimiz boşlukları vereceklerdi. Biz de güle oynaya turla dönecektik İstanbul'a.

Sonuçta Şampiyonlar Ligi'nden elendik, sağlık olsun. Büyük bir gelirden olduk. İşin manevi kaybına değinmek istemiyorum bile. Artık Uefa'da yolumuza devam edeceğiz. Bir Galatasaraylı'yı Uefa Kupası ne kadar tatmin eder bilemiyorum ama artık bu kupada finalden başka çıkar yol yoktur. Çünkü yaşanan manevi kaybın telafisinin ancak bu yolla mümkün olacağı kanaatindeyim!

İddaa için 5 maç.. (27.08.2008)

Sevgili Emre'nin açıklamalarından yüz bularak ben de kendi kafama göre oluşturduğum kombinasyonu sunuyorum :P

325- D.Kiev - S.Moskova - Ü - 1,60
326- S.Bükreş - G.Saray - Ü - 1,60
334- F.Bahçe - Partizan - Ü - 1,40
335- Basel - Guimaraes - 1 - 1,55
352- D.Zagreb - S.Donetsk - 1 - 2,10

Toplam 1'e 11.. Belki tutar bu sefer :P
Bol şans..

İddaa Tahminleri

Yaptığımız maç yorumları tutmuyor bunun Sonay ile farkındayız ancak bizimkisi Çocuk Esirgeme Kurumu ve Silahlı Kuvvetlere yardım amaçlı tahminler tutarsa biz kazanırız tutmassa para onlara gider. Mühim olan niyettir :) İşte bu akşamki maçlara dair tahminlerim:

351 - A.Madrid - Schalke 04 Üst 1,85
325 - Dinamo Kiev - Spartak Moskova 1 1,70
326 - S.Bükreş - Galatasaray 2 2,30
334 - Fenerbahçe - Partizan Üst 2,10
335 - Basel - Guimaraes 1 1,55
352 - D. Zagreb - Shaktar Donetsk 0/2 1,37
355 - Slavia Prag - Fiorentina 2 1,90

Toplam: 61,28

Bol Şanslar....

İddaa Denemeleri

Malum İddaalarımız tutmuyor farkındayız ancak birgün elbet tutacak inancımız tam. İşte bugünkü iddaa tahminlerim

Salı, Ağustos 26, 2008

Dede İle Çaylağın Zor Sınavı



Rövanş maçlarına saatler kaldı. Hem Fenerbahçe hemde Galatasaray için fotoğraf pek iç açıcı değil. Skor bakımından Fenerbahçe avantajlı görünsede Edu ve Semih'in yokluğu sıkıntı yaratır gibi duruyor. Galatasaray'da ise sorun Skibbe... O fantazi kovalamazsa Galatasaray işi ilk yarım saatte bile bitirebilir. Ama Amerikayı yeniden keşfe kalkarsa ilk maçtan farkı kalmaz. Skibbe ile Dede'nin işi zor bekleyip görücez....

Milan Baros Galatasaray'da


Galatasaray bu sene transfer yapmış olmak için transfer yapmıyor burası kesin. Ancak son yıllardaki gelenek yine değişmedi. İsmi olan kariyerinin belli bir döneminde zirve yapmış son yıllarda ise istenileni bir türlü veremeyen oyuncular. Bunun son örneği Milan Baros. Tutarsa olay olur tutmazsa yazık olur denecek türden. Neresinden bakılırsa bakılsın bana göre yönetim başarısı. Ama ben hala bu takımın sağ bek oyuncusuna ihtiyacı olduğu kanaatindeyim. Skibbe'nin zor olan ilk 11 tercihi artık dahada karmaşık bir hal almışa benziyor. Forvet hattında belki bolluk yok ancak orta sahada kesilemeyecek çok isim var hangi birini keseceksiniz ? Lincoln'ü Arda'sı Kewell'ı Topal'ı Barış'ı Linderoth'u.... Ve şimdide Baros geldi rakipleri ise Nonda ve Karan. Kim formda ise o oynar denebilir ama ya hepsi formda olursa bide bu var !
Galatasaray belkide 2000 yılındaki kadrodan bile daha iyisini kurdu ama gel görki başına Skibbe'yi getirdi. Aceleci değilim sadece tedirginim haksızda sayılmam. Kim bilir belkide Adnan Polat'ın hedefi Kadıköy'de Uefa Kupasını tekrar kaldırmak? Şampiyonlar Liginden elenirsek bahaneside hazır sloganıda: Hedef Kadıköy'de Uefa Kupası!!!

Şampiyon Yap Bizi Ersun...



Trabzonda birşeyler var burası kesin. Defans sağlam ön libero mevkii de fena değil forvette bu ligde iş yapar ama bu takımda birşey eksik oda 10 numara denen meret Colman eğer buysa Barış Memiş'e yazık olur.
Stad fena olmamış özellikle kale arkası derbi maçlarda baya ürkütücü olucak gibi. Ama benim toprağımın insanı rahat durmaz saygı duruşunda bağıran abimizde bunun en basit örneği : Şampiyon Yap Bizi Ersun....

Siz Yıkmazsanız Biz Yıkarız


Texas acayip bi oluşum vesselam. Duruşları tarzları onları hep farklı kıldı özenti olmadıklarını her defasında gösterdiler. Şimdide inşaat işine giriyorlar haklılarda. Senelerdir seçim malzemesi yapılan stadları için artık ellerini taşın altına koyuyorlar hemde kendilerine has tarzları ile bakalım Bursa yönetimi şimdi ne yapacak....

Jarabinsky'nin Şaheseri


Her ne kadar maç boyu dayım ile yiğenimi sinir etmek için Gökhan Zan'ı övmeye çalışsamda Antalyaspor'un forveti maymuna çevirdi ilk yarıda Cam Adamı. Bobo'nun savunmaya daha doğrusu Antalyaspor'a yardımı ile skor 2-0 olduğunda durum oldukça vahimdi. Allahtan Beşiktaş'ın yardımına Antalya'nın antrenörü Jarabinsky yetiştide durumu kurtardılar. 70 den sonra toparladılar.


Bu arada Antalya tribünlerinin Beşiktaş'a neden bu kadar kin duyduğunuda çözemedim herhalde Bursa'ya özendiler. Ancak Bursa'nın en azından sebebi var unutmadılar hala Rize ve Sebat maçlarını. Neyse Beşiktaş kendine Anadolu'dan bir derbi daha edindi geçmiş olun....

Dedeyi Sıcak Çarptı



Antep'in sıcağı öyle görünüyorki Dedemizi fena bunaltmış kolay değil tabi o sıcakta o nemde Antep gibi bi takımla mücadele vermek. 3 gün evveline kadar ligin en hazır takımı Fenerbahçe diye iddaa edenlerin dün akşam ki oyundan sonraki yorumlarını merak ediyor. Neyse Aziz'in paralı uşakları fazla eleştirmezler nasılsa! Dede bi süre daha koruma altında nede olsa Avrupa Şampiyonu takımın antrenörü olarak geldi o 70 lik bir dahi. Kalliye moruk diyenlere selam olsun....
Bu arada Gaziantep'e haksılık etmeyelim belki ilk maçın gazı ile bu kadar mücadele ettiler ama Fenerbahçe'den daha çok istediler bu galibiyeti.

Nöbete Devam..


Skor Güzel Ama Oyun ?



Herşeyden önce 4 gollü bi galibiyetle başlamak önemli. En azından bu takıma forvet lazım diyenlere iyi bir cevaptı. Tamam forvet alınsın ama öncelikli olarak bu takıma sağ bek şart. Memnun olmadığımız Sabri de sakatlandı geçmiş olsun. Barış iyiydi belki ama ya Denizli 11 kişi olsaydı ya da rakip Steaua olsaydı? Hoş, büyük ihtimal hafta içi Sabri yetişemeyince göreceğiz neler olduğunu. Takımın temposunda bir düşüklük var ama sıcaktandır diyelim şimdilik. Yenilere gelince de Meira iyi, Kewell saman alevi.. Ama yanmasa da parlaması yetiyor şimdilik Süper Lig'e. Bir de Lincoln var tabi; bana göre sahanın yıldızı olmasa bile sahada en çok çabalayanlardan biriydi. Kewell'ın gelmesi ona epeyi yaramış görünüyor. İmzasını yine maçın sonunda attı.

Önümüzde Staua maçı var. Dünkü futbolla beraberliği zor kurtarırız gibi geliyor şimdilik. Orta sahanın daha çok savaşması lazım, 4 tane attığımız Denizli bile elini kolunu sallaya sallaya orta sahayı geçti.

Dikkat....

..Vee, Motor!


Nihayet yeniden başlıyor hayat..

Abartıyor olduğumu düşünmeyin sakın; futbol, bizler için gerçekten de hayat değil mi ki? Çünkü bizler futbolla yatıp futbolla kalkan, hangi kanalda kimin maçı var bilen, yerli yabancı ayırt etmeden futbol izleyen, izlemekle kalmayıp bu maçlar üzerine bahisler oynayan acayip futbol delisi bir milletin evlatlarıyız. Hal böyleyken teşbihimde pek de mübalâğalı sayılmam herhalde :)

Futbolun hayatımıza kattığı lezzetin ve heyecanın bünyemizde ne kadar derine etki ettiğini, bütün bir yazı abuk sabuk anlık heveslerle geçirmek zorunda kalıp, yeni sezonun başlaması için artık sabırsızlandığımız ve verilen aranın sonuna yaklaştığımız zamanlarda anladık. Üzerimizde sûni teneffüs etkisi yaratan bir aylık Avrupa Şampiyonası serüveninden sonra içine düştüğümüz boşlukta Süper Lig'e ne denli ihtiyacımız olduğunu da böylelikle idrak etmiş olduk sanırım.

Bir an önce tuttuğumuz takımı izlemek, attılan her golde havaya fırlamak, deli gibi zafer şarkıları söylerek hasretimizi sonlandırmak istiyoruz. Bunun yanısıra günümüz taraftar hastalığının "olmazsa olmaz"ı niteliğindeki şeyleri de atlamayacağız. Yani takım hakkında yapılan yorumları dinlemeyi, takım hakkında yorumlar yapmayı ve tabi ki takım hakkında yapılan yorumları yorumlamayı :)

34 haftalık "kutsal maraton" Süper Lig, bugünkü Galatasaray-Denizlispor maçıyla perdeyi açıyor.. Ben de başta kendi takımım Galatasaray olmak üzere ligin bütün takımlarına başarılar diliyor, sakatlıklardan ve saha kapatma cezalarından uzak, centilmence geçecek bir ligin ardından "geçen sezounki gibi" hak edenin şampiyon olmasını temenni ediyorum.

Haydi iyi seyirler hepimize :)