Çarşamba, Mart 31, 2010

Enkaz Kaldırma Çalışmaları

Fenerbahçe derbisi sonrası bu zamana kadar üstü kapatılmış ne kadar sorun varsa hepsi ortaya döküldü. Bu derbi diğerlerinden biraz daha farklı. Galatasaray taraftarı 6-0 lık hezimet sonrası bile bu kadar aşşağılandığını hissetmemişti. Pazar gecesi oynanan silik futbol skordan da öte yaralar açtı. Sezonun başında 5 yıllık sözleşme imzalıyalım denilen Frank Rijkaard'dan Haldun Üstünel'e kadar herkes tartışılıyor. Seçimin Cumartesi olması Adnan Polat'ın en büyük şansı olsa gerek.

Maçın 2. saniyesinde Mustafa Sarp'ın pozisyonu yada ikinci yarıda Gio'nun şutu golle sonuçlansa bugün hepimiz farklı konuşuyor olacaktık burası bi gerçek ancak lastiğin yine bir Fenerbahçe maçında patlaması karizmayı çizsede yinede bir şanstır. Ligin bitimine 7 hafta var şampiyonluk zor bir ihtimal gibi gözüksede Şampiyonlar Ligi fırsatının kaçması sezon sonu köklü bir değişikliğin habercisi olucaktır. Yapılan onca yatırım ve transferlerin maddi açıdan tek geri dönüş yolu ilk ikiye girmekten geçiyor. Bunu yapacak ruh ve istekte henüz Galatasaray formasını terletenlerde görünmüyor.

Adnan Polat'ın bu haftadan itibaren olaylara el koyuşunu izleyeceğiz. Toplantılar basın açıklamaları futbolcularla görüşmeler Teknik heyetin dikkatini çekmeler vs. Birazda geç kaldı bu konuda ancak onun bu son düzlükteki çabası takıma ne kadar etki edecek orası muamma.

Taktiksel açıdan olaya baktığımızda sezon başından beri orta sahanın yetersizliği ve kaledeki canlı bomba Galatasaray'ı hep bir adım geride bıraktı. Özellikle ligin ikinci yarısından itibaren sebebi ve çözümü bir türlü ortaya konamayan düşüş Rijkaard ile ilgili kuşkuları dahada artırıyor. Hepimizin gördüğü şeyi ya görmüyor yada inandıklarından vazgeçmiyor. Bu hafta ki Sivas maçı güzel bi imtahan olacak. Rijkaard yanlışlarından dönecek mi yada kendine yeni bir stratejimi belirliycek görücez.

Pazartesi, Mart 29, 2010

Galatasaray 0-1 Fenerbahçe

Tribünde bir matem havası havada yağmur sahada maçın ilk 30 saniyesi hariç ruhsuz futbolcular kenarda takımı öylece seyreden bir teknik direktör, 300 tl mizi bu maça ayıramadığımız için televizyon karşısında tırnaklarını yiyen sigara ile sarmaş dolaş olan biz. 


Artık Galatasaray Kadıköy'de kazanamamanın da ötesinde Ali Sami Yen'de de varlık gösteremiyor. Son kazandığımız Fenerbahçe maçına bakın onda bile sidik zoruyla 1-0. Derbileri derbi yapan sonucunun önceden tahmin edilememesi tarihi bir geçmişi olmasıdır. Geçmişteki rakamlar ortada son yıllardaki skorlarda ortada. Bu ülkede hep tek bir derbi vardır derdik. Galatasaray vs Fenerbahçe artık derbi olmaktan çıkıyor. Bu o kadar açık ve net ki tribündeki taraftalar bile sus pus maçı izliyorlar. Bize bunu yaşatanları Allaha havale ediyorum. 


Leo Franco'ya gelince tribündeki taraftar ne kadar suçlu ise oda o kadar suçlu. 


Yani: Go Home Leo !!!


Şu maç yazısını Derbi olarak etiketlemek bile artık garip gelmeye başladı ya neyse.......

Perşembe, Mart 25, 2010

Özhan Başkan'ın Gölgesinde: Galatasaray vs Fenerbahçe

Özhan Başkan'ın vefatının ardından derbinin boyutu farklı yönlere taşındı. Normal şartlarda derbiye bu kadar az süre kalmışken intikam şarkıları tehdit mesajları havada uçuyor olması gerekirken Fenerbahçe'nin yaptığı duruş ve davranış gerçekten takdire değer. Bu birazda Özhan Başkan'ın bıraktığı izler sayesinde olmuş bir durum ama her ne olursa olsun bir Galatasaraylının Fenerbahçe stadında ayakta alkışlanması bu ülke insanının zor günlerde nasıl birlik olduğunun en güzel örneği. Elbetteki derbi başladığı anda sahada bambaşka bir mücadele olucak ancak Galatasaray ile Fenerbahçe'nin bu dönemde birbirlerine destek olmaları herşeyin ötesinde. Keşke Özhan Başkan bunu sağlığında da görebilseydi.

Derbiye gelince Fenerbahçe'nin yıllardır becerdiği soğuk kanlılığa karşı Galatasaray'ın nasıl cevap vereceği sonucu belirleyecek. Maçın Ali Sami Yen'de olması Galatasaray için her ne kadar avantaj görünsede oynanan futbol kafaları kurcalıyor. Fenerbahçe'nin de eğer şampiyon olmak istiyorsa kazanması gerekiyor. Bu açıdan bakıldığında hertürlü sonuca açık bi maç gibi duruyor. Maçı eğer Galatasaray kazanmak istiyorsa erken gol atması şart. Zira ilerleyen her dakika Galatasaray adına risk Fenerbahçe adınada bol bol kontra atak demek.

Maçın skoru her ne olursa olsun kazananı Bursaspor ile Beşiktaş olucak. Şike skandalı ile sarsılan İst.B.B'ye karşı Bursa'nın zorlanacağını düşünmüyorum. Rıza Hocanın oynatacağı futbol Beşiktaş'ın kaderini çizcektir. Normal şartlarda Eskişehir kolay kolay pes etmeyecektir.

Çarşamba, Mart 24, 2010

Özhan Başkan'ın vefat haberi gelmeseydi şuan çok farklı şeyler yazılıp konuşuluyor olacaktı şüphesiz. Ancak millet olarak bu tip durumlarda alt kimliğimizden kurtuluyoruz. Bu duruma en çok Özhan Başkan sevinirdi belki ama yinede biyerlerden bizi görüyordur. Antu.com'da açılan topic lerde yazılan başsağlığı mesajları Fenerbahçe burnundaki tesislerde
İnsanoğl

Pazartesi, Mart 22, 2010

Hell'e Bi Gel....


Ali Sami Yen is Burning
Yükleyen obsessifleader.

Kendini İnkar Etmek: Trabzonspor 1-0 Galatasaray




"Ama bu kadro çarpık yapılanmış ‘Boğaziçi gecekonduları’ gibi... Manzaralı ama tapusu, altyapısı yok, elektriği kaçak!"


Gökmen Özdemir


Bu senaryoyu bir yerden hatırlıyor gibiyim umarım aynı film değildir....

Pazartesi, Mart 15, 2010

Baros Dışında Değişen Birşey Yok: Galatasaray 3-0 Ankaragücü




Dün gece istediğimizi aldık bundan şüphemiz yok ama oynanan futbol tatmin etmedi. Takımın üzerindeki bu ölü toprağı Kasımpaşa maçı ile atıldı diye düşünürken Eskişehir'den sonra dün gece oynana futbolda pek iç açıcı değildi. Biraz Keita, biraz Jo hepsi o.Skora bakarsak 3-0, gollere bakarsak harika peki ya oyunun geri kalanı. Bunca yıldız oyuncu Ankaragücü'ne karşı kontraatak futbol oynasın diyemi terletiyor o formayı merak ediyorum.

Baros'un golle dönmesi önemliydi. Ne kadar maç eksiği olursa olsun futbolcunun karakteristik özelliklerini sahaya yansıtması bile pek çok eksiğini kapatabiliyor. Şimdi sıra Kewell'da belki onun gelişi takım sezon başındaki ritmine geri döndürecektir.

Haftasonu Futbol: Barcelona 3-0 Valencia

Pazartesi, Mart 01, 2010

Haftanın Fotoğrafı

Bir İhtimal Daha Var; Galatasaray 4 -1 Kasımpaşa


Olimpiyat stadından gelen haberle daha bir şevkle düştük Sami Yen yoluna. Geleneksel hale gelen Fenerbahçe ile beraber puan kaybetme adetimiz yinede aklımızın bi köşesindeydi. Ancak sahada bu düşünceleri silen bi Galatasaray vardı.

Maçın başında Kasımpaşa'nın ofsayt sebebi ile atılan golü işin kolay olmayacağının ilk belirtisiydi. Kasımpaşa'nın bol paslı oyunu ilk 20-25 dk sıkıntı olsada Galatasaray ataklarının tehlikeli hale gelmesiyle geriye yaslandılar. O dakikadan itibarende takımda forvet etiketli bir oyuncunun varlığının ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Jo'nun sürekli hareketli oluşu top saklayışı boş koşuları Gio-Arda ve Keita için bulunmaz fırsatlar yaratıyordu. Nitekim Jo'nun Arda'ya yaptığı asist basit gibi görünsede sıkışmak üzere olan maçı rahatlattı.


Rijkaard'ın manevi oğluna gelince, takıma alıştıkça daha iyi olacağı kesin izlemesi büyük bir zevk. Belki % 50 bile hazır değil ancak bu bile Ali Sami Yen'deki taraftarlara şimdilik yetti. Bir kaç maç daha böyle giderse Galatasaray'ın fazla beklemeden Tottenham ile görüşmeye başlaması gerekecek. Maçın adamı benim için Keita'ydı. Sabri'nin de takıma dönmesi onun performansını olumlu yönde etkiliyor. Sabri'nin maç kondisyonunu artırdığı an Keita daha iyi olacaktır.


Bu maçı çokda büyütmenin manası yok. Sonuçta Galatasaray Kasımpaşa'yı yendi. Dos Santos'un dönüşü ve Galatasaray'ın özgüveninin geri gelmesi için önemliydi. Baros  ve Kewell'ında dönüşü ile Rijkaard'ın eli daha da güçlenlenicek. Biraz başı ağrıyacak olsada kazanan Galatasaray olucak.