Pazar, Mayıs 16, 2010

Devrimin Adı: Bursaspor


Ne söylemek gerek, nerden başlamak gerek gerçekten bilemiyorum.
Bir büyük rüyaydı.
Gerçek oldu.
Hayallerde vardı, kalplarde vardı..
"Keşke"yle başlayan cümlelerde vardı.. Son haftaya girerken ihtimallerde de vardı..
Trabzonspor'dan başka bir Anadolu takımının şampiyonluğa ulaşması hep gönüllerdeydi, dillerdeydi.
Bu ülkedeki herkes tarafından, her futbolsever, her sporsever tarafından isteniyordu.
Özellikle de takımı şampiyonluk yarışından kopmuş kişilerce.
En çok da bu yarıştaki son düzlüğe rakipleriyle kafa kafaya girenlerce..
Geçmişte benzer tablolar yaşanmıştı.
Yaklaşanlar vardı, ucuna kadar gelenler..
On sene önce Gaziantepspor denemişti şansını, iki sen önce de Sivasspor son haftaya bu heyecanla girmişti..
Ama olmamıştı. Hepsi o kadardı. Hep İstanbullular olmuştu gülen taraf.
Bu zinciri, bu kısırdöngüyü kırmayı başaramamıştı o günlerde Anadolulular...
Ama bugün..
Bugün Türk futbolunda bir ihtilal yaşandı..
Bugün bir büyük rüya gerçeğe döndü, bugün tarih bir kez daha yazıldı.
Tarihi yazanlar da "adam gibi adam" Ertuğrul Sağlam ve oyuncularıydı.

Bursaspor sonuna kadar getirdiği yarışı şansının da yardımıyla koparmayı bildi.
Talih yanındaydı, yalan yok.
Ama talih de kendini hak edenlere gülerdi zaten.
Otuzdört hafta gibi uzun soluklu bir maratonu en önde tamamlamak onlara kısmet oldu.
Bu ligde sahip olduğu teknik direktörle, oynadığı pozitif oyunla, tribünleri tıklım tıklım dolduran, deplasmanlara gelip takımını yalnız bırakmayan onbinlerce taraftarıyla, bütünleştiği, tek yürek, tek nefes, tek ses olduğu Bursa halkıyla şampiyonluğu hak eden takımdı tek Bursaspor.
İnanılır gibi değil ama Şampiyon Bursaspor.

Adını Türk futbol tarihine altın harflerle değil, "yeşil-beyaz" harflerle yazdıran Bursa'da başta Ertuğrul Sağlam olmak üzere, başkanından yönetimine, futbolcularından taraftarına herkesi ve tabi ki Bursa halkını gönülden tebrik ediyorum.

Helal olsun hepinize.