Çarşamba, Eylül 15, 2010

Mühim Olan Avrupa'ya Gitmek Değil Yeğen ! Bursaspor 0 - 4 Valencia

Maç öncesi galibiyet biraz zor görünsede bu kadar farklı bi skor olacağını tahmin etmemiştim. Muhtemelen Ertuğrul Hoca'da tahmin etmemiştir. Sercan ile oyuna başlamaması

Salı, Eylül 14, 2010

Biraz Daha Sabır: Galatasaray 1 - 0 Gaziantepspor







Milli maç arasından sonra takıma eklenen yeni oyuncularla beraber G.Antepspor maçı benim gözümde sezon ilk maçıydı. Arda'nın bu maçta olmayışı ne kadar büyük handikap olsada yeni transferlerin vede Metin Oktay'ın aramızdan ayrılışının yıldönümü vesilesi ile tribünlerde takıma sahip çıkıp maça gelmişti. İlk 11 ler açıklandığında herkes gibi sağ kanadın maç içinde neler yapacağını görmek merak uyandırıyordu. 



Maç başladığında Galatasaray'ın geçmiş maçlara oranla sistemdeki ufak değişiklikler Misimovic'in gelmesi sebebiyle kendini fazlasıyla belli ediyordu. Geçen sezondan bu yana uygulanan 4-3-3 yerini 4-2-3-1 e bırakmış ancak geçen haftalardan farklı olarak sahada hiçbirşey yoktu. Buna sebep olarak ister Misimovic'in takıma uyumu deyin ister takımın sistem değişikliğine ayak uyduramaması deyin sonuç olarak ortada vasatında altında bi futbol vardı. Koca ilk yarı boyunca hatırda kalan birtek Kewell'ın uzaktan şutu birde Mustafa Sarp'ın topu önüne alırken ayağını fazla kaldırdığı pozisyoncuk vardı. Ortasahası top yapamayan ara ara Insua'nın çıkışlarıyla rakibin sağ kanadının zorlandığı çoğunlukla G.Antepspor'un kontrolünde bi ilk yarı izledik. Bu süre içinde Elano'nun varlığı ise tam bir muammaydı. Bu adamı ne yapıcağını artık bana göre Rijkaard'da bilmiyor. Sağa koysa olmuyor ortaya koysa olmuyor kenarda tutsa gene olmuyor. Şuan için takımda oynayacağı en makul ve mantıklı bölge ön libero ancak orası için fazlasıyla güçlenmesi gerekiyor. Geçen yıl bu bölgede pek çok kişi beğenmesede bana göre faydalıydı. Onun 60-65. dk. önde olduğumuz yada berabere giden her maçta puan kaybettik.


Takımda dün gece Harry Kewell'dan sonra göze batan diğer oyuncu Insua idi. Belki yeni transfer oldu diye sürekli onu takip ettiğimden böyle düşünüyor olabilirim ancak ritmini buldukça neler yapabileceğini biraz olsun belli etti. Misimovic ise Insua kadar ortalarda gözükmedi onun için yorum yapmak abes olur henüz 3 antremana çıktı bekleyip görmek lazım. Maçın döndüğü nokta tabiki Sabri ile Aydın'ın oyuna girişiydi. Taraftarın Ali Turan'ı gördükten sonra Sabri ye olan özlemide bir kaç kat artmış ki oyuna girince bütün kapalı Sabri diye inledi. Rijkaard'a herkesin sorduğu soru tabiki neden ilk 11 oynamayışıydı ? Bununla ilgili iki spekülasyon var: 1-) Milli takımdan yorgun dönmesi. 2-) Galatasaray'da oynamayıp milli takımda oynuyor diye Rijkaard'ın kızmasıydı. Her iki seçenekte olasılık dahili ancak Sabri oyuna girerken Rijkaard'ın onu motive etmesi 2. seçenek için abes olur. Ben gördüğüme inanırım açıkçası. Frank onu hangi mantıkla yedek bıraktı bilemiyorum ama yanlışından dönmeside bişeydir tabi.

Kısaca pekçok kişi gibi dün gece bende Galatasaray'ı beğenmedim ancak 2-3 hafta daha bu takıma tölerans gösterilmeli. Arda'nın takıma gireceğini Misimovic in takıma alışacağını, orta sahaya Cana'nın eklenebileceğini düşündüğümde belki geçen sezon başındaki kadar iyi bir Galatasaray izlemesekde şuankinden daha iyi bir takım izleyeceğimiz kesin yani umarım...

Salı, Eylül 07, 2010

Yeniden Başlamak

Tarihinin belkide en sıkıntılı transfer dönemlerinden birini geçirdi Galatasaray. Bunun üzerine birde kötü başlayan bir lig maratonu sonrası doğal olarak hem taraftar hemde kulüp içinde büyük bi baskı oluşturdu. Bu süreçte yönetimin soğukkanlı tavrı her ne kadar bizim açımızdan sinir bozucu olduysada gelecek haftalarda alınacak başarılı sonuçlarla krizi iyi yönettiğini gösterecek gibi. Bu konuda en büyük güvence Adnan Polat'ın açıklamaları hiç şüphesiz.

Galatasaray'ın en büyük şansı pek çok kişiye göre Fenerbahçe'nin de sezona kötü başlamasıydı. Zira karşı kıyıda  da işlerin kötü gitmesi ( bana göre Galatasaray'dan da kötü durumdalar ) taraftarın biraz olsun gazını almış gibiydi.    Medyanın Fenerbahçe yanlısı olduğunu söylediğimiz zaman tepki gösterirler ancak Galatasaray'a bu kadar aleni olarak bel altı vururlurken Fenerbahçe'nin umut vaad ettiği şeklinde yorumlayanların futbol mantığından şüphe etmekteyim. Amaç kötünün iyisini bulmak değil aslında ama birini yerin dibine sokarken diğer takımda sinekten yağ çıkartırcasına hareket etmek pekte doğru olmasa gerek.
Adnan Polat'ın Ntvspor'da ki programda kurduğu en önemli cümle Rijkaard'ın sonuna kadar arkasında olduğunu belirtmesiydi. Bu demeçler genelde ülkemizde ters tepsede açıkçası inanmak istiyorum. Bir diğer önemli açıklama ise Rijkaard'ın transferleri yeterli görmesi ve bundan sonra işin kendide olduğunu belirtmesiydi. Rijkaard'a yapılan en önemli eleştirilerden biri şüphesiz takımın kalitesiz olduğundan dem vurmasıydı. Adnan Başkan'ın açıklamasına göre istediği tüm transferler yapılmış Rijkaard'ın demek ki artık olay teknik heyetin elinde 1-2 hafta daha sabredip görmemiz lazım gerçekten herşey tamam mı diye? E tabi birde ardından sormamız lazım neden daha erken bitmedi bu transferler diye....

Son olarak bu haftaki maça Bünyamin Gezer'in atanması açıkçası çok manidar geliyor yinede art niyetli düşünmemek lazım Galatasaray gerektiğinde hakemide yenmiştir. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım Ali Sami Yen'de sezonun şampiyonluk yürüyüşünün ilk adımları atılmalı....