Perşembe, Mayıs 31, 2012

Şampiyonluk,Tüpçü ve Uçurumdaki Türk Futbolu

Biraz bayatlamış bir yazı olacak belki ama yinede bi kaç kelam etmem gereken şeyler var. 

Play-Off için Nba de erkek oyunu gibi bi tabir kullanılır, bir nevi er meydanı gibi. Koca sezonda aslında puan farkını açmanın aslında pekte espirisi yokmuş bunu gördük. Play-Off lar sırasında elbetteki Fenerbahçe'nin performansına öyle yada böyle şapka çıkartmak gerekir. Ne olursa olsun böyle bir sezonda sonuna kadar gelmeleri başarıdır. Tabi bu başarı sadece saha içindeki mücadeleye ait. Saha dışındaki futbolcusundan yöneticisine taraftarından kalemşörlerine ayrı ayrı söylenecek bir çok söz var ama... kendi sahalarında şampiyon olmamız yeteri kadar iyi bi cevap olmuştur.

Olayın saha dışında ise aslında son yazımdan bu zamana kadar değişen pek bişey yok. Aziz Yıldırım'ın çapraz sorgudan hastalanarak (!) katılmaması birilerine bişeyler ifade ediyordur. Sütten çıkmış ak kaşık olan Aziz Yıldırım'ın hala şikeden yargılandığını düşünen güruh ise hala nüfusunu korumakta ve nedense kendisinin şikeden dolayı değil çeteden dolayı yargılandığını bir türlü idrak edememekte. Sanırım dava sonunda Aziz Yıldırım çeteden dolayı hüküm giysede kimse bunun farkında olmayacak. Hep cemaat hep cemaat...

Aziz Yıldırım içerdeyken tekrar başkan seçilmeside bana göre yine Fenerbahçe camiasının acizliğini göstermekte. Koskoca camiada birtane aklı selim adam çıkıp Aziz Yıldırım Fenerbahçe'yi kendine siper ediyor diye.. Belki de diyen vardır ama ağzını açanı kapı dışarı eden bir hükümdarlık söz konusu.. Bknz. Hakan Bilal Kutlualp, M.Ali Aydınlar, Aziz Yılmaz.... Diyelim ki biz yanlı bakıyoruz Fenerbahçe'nin zararını istiyoruz, o zaman Aziz Yıldırım'ın son yönetim kurulu listesine şöyle bi bakalım acaba cemaatten birileri var mı? Hani olur ya cemaat belki Aziz Yıldırım'ıda ele geçirmiştir. Aslında şaşırmamak lazım CAS davasıda namusuydu Fenerbahçe'nin... 


Birde sıkıntıda ki Beşiktaş var tabi... Fikret Orman ve Av.Emin Özkurt haftalar evvel Uefa ile görüşmeleri sonrası zafer kazandıklarını açıklamışlardı. Dün zaferin belgesi geldi ve Beşiktaş Avrupa Kupalarından 1 sene men edildi. Fikret Orman zaten göreve gelirken tüm bunları biliyordu diye düşünüyorum. İnsan ister istemez böyle bi seçime girerken karşısına çıkabilecek en kötü senaryoya bile hazırlıklı olmalıdır. Sonuçta Beşiktaş'ın başkanı olarak bu sıkıntılara katlanacak ancak bazılarınada sıkıntılar yaşatmalı. Bu kulübün bu hale gelmesinde Fikret Orman'ın tek suçu belki Demirören'i ibra etmiş olmasıdır. Etik değerler vs. diyip bu olay geçiştirilebilir ancak Fikret Orman eğer bunun hesabını sormaz ise Demirören'den bi farkı kalmaz. Suçu yapan kadar göz yumanda suçludur.


Uefa Beşiktaş'a Bursaspor'a Gaziantepspor'a bu cezaları verdiği anlarda sosyal medyadaki Fenerli dostlarım suspus haldeydi. Hani şu aylar evvel " Uefa bize ceza falan veremez yeaaa !!! " diye atıp tutan gürleyenler kedi gibiler şu sıra. Hatta 12 Numara gibi taraftar grupları Beşiktaş'ın her nedense acısını paylaşmakta geç kalmadı. Elbette ki bunlar güzel hareketler düşene el uzatmak gerekirde, durup adama demezler mi " Hayırdır  ? " diye..

Bunca olay olurken bizim derdimiz bambaşka... Artık Uefa ne kime ne ceza verecekse versinde bizde transferlerimize baksak....


Hiç yorum yok: