Pazartesi, Temmuz 06, 2015

2014-2015 Süleyman Seba Sezonunun Ardından

Film gibi bir sezon geçirdik desek abartmış olmam herhalde. Türünü tanımlamakta biraz zorlansak da biz Galatasaraylılar için mutlu son ile bittiği kesin. 3 Başkan, 2 teknik direktör gördüğümüz sezonu 2 kupa ile bitirmek nereden bakarsanız bakın ancak Türk filmlerinde göreceğiniz abzürtlük de bir son.

Sezonu elbetteki Hamza Hamzaoğlu öncesi ve sonrası diye ayırmak doğru olacak. Cesare Prandelli'nin gelişi, ülke futboluna ve ülkede ki taraftar profiline ne yazık ki uyum sağlayamadı. Transfer döneminde yapılan hatalarda üzerine eklenince İtalyan hoca çok bile kalmıştı Florya'da. Hamza Hamzaoğlu'nun Prandelli'den aldığı en büyük miras takımın lig sıralamasında ki konumuydu. Ancak Hamza Hoca bu takıma elinde ki malzemeyi de göz önünde bulundurursak verebileceği maksimum katkıyı verdi ve oyuncularından karşılığını fazlası ile aldı. Başta Yasin Öztekin olmak üzere Snijder, Selçuk ve Burak'tan aldığı verim şampiyonluğun en önemli anahtarıydı. Bel fıtığı ameliyatı sonrası Felipe Melo'nun sahalara tıbba aykırı şekilde geri dönmesi, onun yokluğunda Hamit Altıntop'un Galatasaray kariyerinde ki en iyi sezonunu geçirmesi ve Melo'nun yokluğunu aratmaması unutulmaması gereken noktalar.

Birde Fernando Muslera faktörü var tabi. Sezonun son 10 haftasına net olarak damgasını vurmuş belki de Hamza Hoca'nın o meşhur " Olacak, olacak !" inancındaki en büyük güvencesiydi. Elbette ki bu son 10 haftada Semih Kaya'nın sakatlıktan kurtulup tekrar form tutması, Melo'nun sakatlık sonrası formasını geri alarak orta saha ve defansa kattığı direnç önemliydi ama bunların hiçbirisi Mersin'de 6 pas içerisinde çıkarttığı topu izah edebilir ne de Arena'da Karabükspor'un 45.dk kurtardığı frikiği izah edebilir. Muslera benim için hiçbir zaman bir Taffarel olamayacak belki ama Mondragon'u geçti desem sanırım Kolombiyalı'ya ayıp etmiş olmam.

Ve tabi ki Wesley. Ondan bahsetmeden ve hakkını vermeden 4 yıldızın hikayesi anlatılamaz. Artık gönül rahatlığı ile Hagi'den sonra giydiği 10 numaranın hakkını sonuna kadar veren bir oyuncumuz var. Belki bir kaç sene daha bizimle ancak onun sonrasında artık atılacak gazete manşetleri Galatasaray yeni Hagi'sini arıyor değil, Galatasaray yeni Sneijder'ını arıyor olacak. Vakit varken bol bol izlemeli ve keyfini çıkartmalıyız. Bizim nesil Hagi'nin müthiş gollerini HD kalitesinde izleyemedi belki ama Sneijder o eksikliğimizi kapatacak bu gidişle.

Benim için sezonun özeti kısaca bu, aslında çok detay var ama şimdilik bu kadar yeterli. Fazla da abartmanın alemi yok. Alt tarafı şampiyon olduk ve en önemlisi Şampiyonlar Ligi'ne direk katılma hakkı elde edildi. Kimileri için şampiyonluk her şeydir ama söz konusu Galatasaray ise Şampiyonlar Ligi için araçtan öte değildir.


Hiç yorum yok: